İnsanı ölçü alırız
Bir ürünün başarısını ekranda geçen süre değil, insanların birbirine ne kadar yaklaştığı belirler.

duygu · sosyallik · kültür
hisseden tarafımız
yapı · sistem · gelecek
kuran tarafımız
Bir mühendis ve bir sanatçı kardeşin masasında başladı. Küçük bir ekibiz ve ürünlerimizi kendi çevremizde kullanıyoruz — neyin işe yaradığını rapordan değil sahadan öğreniyoruz.
Üç ilke, her ürünün altında aynı şekilde çalışır.
Bir ürünün başarısını ekranda geçen süre değil, insanların birbirine ne kadar yaklaştığı belirler.

Sanat ve kültür bizim için dekor değil altyapı. Mühendislik disiplinini kültürel üretimin hizmetine veriyoruz.

Ürünlerimizin kitlesi bizim yaş grubumuz ve bizim çevremiz. Bir özelliğin işe yarayıp yaramadığını anlamak için anket beklemiyoruz; cuma akşamı belli oluyor.
iliktekin tek bir üründen ibaret değil. Her biri insanı ve kültürü merkeze alan, birbirinden bağımsız markalar üretiyoruz. İlki yayında.
Sık kullandığımız kelimeler. Her biri bir ürün kararının kısaltması — sloganları değil, gerekçeleri.
Ürünü kimin kullanacağını düşünürken persona çizmiyoruz; aklımıza gerçek insanlar geliyor. Arkadaş grupları, mahalleler, sahneler. Teknoloji ancak birini birine yaklaştırdığında iş görüyor.
İyi mühendislik kendini göstermez. Karmaşıklığı biz taşıyoruz; kullanıcıya kalan tek şey sadelik ve hız oluyor.
Müzik, sahne, gece, sanat üretimi. Bunlar bizim için pazarlama teması değil, şirketin kurulduğu zemin. Kültürel üretimin altyapısını kuruyoruz.
Bir ürünün gerçek metriği, insanların onu kendi aralarında konuşup konuşmadığıdır. Topluluğu sonradan eklenen bir özellik olarak değil, ilk gün mimarisi olarak kuruyoruz.
İnsanların bir araya gelme isteği değişmiyor; onu taşıyan araçlar değişiyor. Trendin peşinden koşmak yerine bu değişmeyen ihtiyacın üstüne kuruyoruz.
İşbirliği, ürün önerisi, ekibe katılma ya da sadece merak — hepsi aynı adrese geliyor. Genelde iki gün içinde dönüyoruz.